Atanamayan öğretmen sorununa mini çare

30 Eylül 2016 Cuma 10:11
Bu haber 1360 kez okundu

Öğretmen fazlalığı sorununa nihayet küçük de olsa bir çare arandı. Eğitim Fakültelerindeki kontenjanlar azaltıldı. 2002 yılında iktidara gelen Ak Partili milli eğitim bakanlarının hep söylediği ancak hayata bir türlü geçiremediği kontenjan azaltma uygulamasına ilk kez geçildi. Kontenjanlar yüzde 10 oranında azaltıldı. Bu uygulamanın ataması yapılmayan öğretmen problemine çare olup olmayacağı merak ediliyor.

Atanamayan öğretmen sorununa mini çare
 Öğretmen fazlalığı sorununa nihayet küçük de olsa bir çare arandı. Eğitim Fakültelerindeki kontenjanlar azaltıldı. 2002 yılında iktidara gelen Ak Partili Milli Eğitim Bakanlarının hep söylediği ancak hayata bir türlü geçiremediği kontenjan azaltma uygulamasına ilk kez geçildi. Kontenjanlar yüzde 10 oranında azaltıldı. Bu uygulamanın ataması yapılmayan öğretmen problemine çare olup olmayacağı merak ediliyor.

Yükseköğretim Heyeti Başkanlığında, Ulusal Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç ve üniversitelerin Eğitim / Eğitim Bilimleri Fakültelerinin dekan ve dekan yardımcılarının katıldığı bir toplantı gerçekleştirildi. 


Türkiye'de yükseköğretim ve eğitim fakültelerinin vaziyetiyle alakalı sunum yapan Başkan Saraç, yükseköğretim sayılarına ait bilgi verdi. Başkan Saraç, yükseköğretim müessesesi sayısının 2001'de 75 iken, 2016'da 181'e yükseldiğini belirterek, eğitim fakültelerinin sayısının ise 96'ya eriştiğini kaydetti.

Üniversitelerdeki öğretim personeli sayısının da 66 binden 156 bine çıktığını, eğitim fakültesindeki öğretim personeli sayısının ise 10 bine yaklaştığını vurgulayan Saraç, şunları kaydetti: 

"Avrupa'da yükseköğrenim alanında talebe sayısı açısından ikinci büyük ülkeyiz. Türkiye'de öğretmen yetiştirme alanında ehemmiyetli tarihlere baktığımızda öğretmen yetiştirme ile ilgili dünyanın pek çok ülkesinden çok daha derin bir deneyime sahip olduğumuz anlaşılıyor. Bu açık ve seçik. İlk öğretmen okulu günümüzden 168 sene kadar önce heyetti. Vakit içinde öğretmen yetiştirmeye dönük 30'dan fazla değişik isim altında okul açıldı. Bugün bakımından temel kaynak, eğitim fakülteleridir. Öğretmen yetiştirme, 1980'e kadar MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'in tasarrufundayken, 1980'den sonra bu YÖK'e devredildi."

Eğitim fakültelerinde yapılanmaya gidildiğini kaydeden Saraç, eğitim fakültelerinde önceden 11 bölüm ve 30 lisans programının bulunduğunu, yeni yapılanmada ise 9 bölümün bulunduğunu ifade etti.

Başkan Saraç, daha önceki yapının karmaşık bir sistemi olduğunu yeni yapılanmayla bu sistemin daha kompakt hale getirildiğini, 4+4+4 uyumlu olması için kimi bölüm başlıklarında yer alan ilköğretim ve ortaöğretim ifadelerinin ise kaldırıldığını belirtti.

Eğitim fakültelerinin kontenjanlarının ise son iki yıldan beri takriben yüzde 10 oranında azaltıldığını bunun tedrici olarak devam edeceğini vurgulayan Saraç, eğitim fakültelerinde ikinci öğretim programlarının kapatılmaya başlandığını, ancak Kılavuzluk ve Psikolojik Danışmanlık ile Okul öncesi öğretmenliği ikinci öğretim programlarının devam ettiğini kaydetti.

Başkan Saraç'ın konuşmasının hemen peşinden öğretmen eğitimi programlarına girecek öğretmen adaylarını belirlemek için tek bir test puanının yetmeyeceğini adaylarla yüz yüze görüşülmesi gerektiğini belirten Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, şunları ifade etti:

"Ulusal eğitimin temel yasanında öğretmenlerin göreve alınırken mülakat yapılacağı yazılı. Dolayısıyla hiç olamayan bir şey değil. Olanı biz uygulamaya koyduk. Fakat 20 bin öğretmeni atayabilmek için üç katını çağırıyoruz. 60 bin öğretmene mülakat yapmak gerekli. 60 bin öğretmenle mülakat yapmak zor. 40 bin alacaksan 120 bin, zor. Bu zorluğu üstlenmemek için 'kurayla atayalım' denilmiş." diye konuştu.

YÖK'ün öğretmen yetiştirme sürecinde seçilen talebeye sunulacak eğitimin niteliği ve eğitimin verildiği müesseselerin kalitesinin ehemmiyetine vurgu yapan Bakan Yılmaz, Türkiye için yüksek nitelikli öğretmen yetiştirme hedefinin ancak tüm bu müesseselerin belli standartları yakalamasıyla sağlanabileceğini belirtti.

Bakan Yılmaz, öğretmen yetiştirmeye yönelik programlarda öğretim azası personeli başına düşen öğrenci sayısını beynelmilel kıstaslara uygun hale getirmek için YÖK ile çalışmayı etkin şekilde yürütmeleri gerektiğini aktardı.

Konuşmaların ardından Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, Eğitim/Eğitim Bilimleri Fakülteleri dekan ve dekan yardımcılarından gelen sualleri cevapladı. (Eğitim Ajansı)


Haber Kolaj

Yorum Gönder

@name x